hayırlı cumalar

Sana geliyorum yanlızlıklardan, Yürüdükçe hicran gülüyor gibi; Yüreğimde dağlar yükseldi kardan, Vuslat. ağır ağır ölüyor gibi!
« Önceki ::

Dua insanda doğuştan var olan bir duygudur. Bu sebeple bütün dinlerde dua varlığını korumuştur. Dua, bir yakarış ve ibadettir. İnsan Yüce yaratıcısını bulamadığında bile kendinden daha güçlü bir varlığa yönelmiş ve ona dua etmiştir. İnsan oğlu üstesinden gelemeyeceği bir sıkıntı içerisine düştüğünde dua ihtiyacını hisseder ve gerçek yaratanına iltica eder. Kur’anda Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “İnsanın başına bir sıkıntı gelince, Rabbine yönelerek O’na yalvarır. Sonra Allah kendisinden ona bir nimet verince, önceden yalvarmış olduğunu unutur. Allah’ın yolundan saptırmak için O’na eşler koşar.” (Zümer, 39/8)
Mümin bir insan her halinde Rabbisinden yardım ister ve ona yakarır. Bolluk ve rahat halinde dua etmeyen bir Kul sıkıntıya düştüğünde sızlanarak yalvarmasının fazla bir ehemmiyeti yoktur. Böyle bir psikolojide bulunanları Kur’an bakın nasıl vasfediyor: “Dağlar gibi dalgalar onları kuşattığı zaman, dini tamamen Allah’a has kılarak (ihlasla) O’na yalvarırlar. Allah onları karaya çıkararak kurtardığı vakit içlerinden bir kısmı orta yolu tutar. Zaten bizim ayetlerimizi, ancak nankör hainler bilerek inkar eder.” (Lokman, 31/32)
“Biriniz dua ettiği zaman istediğini çok ve büyük istesin. Çünkü Allah’a hiçbir şey çok ve büyük gelmez.” İbn Hibban, Ed’iye, 896)
- Dua, bir ibadettir. Bir kul isteklerini yalnızca Rabbisinden ister ve istemelidir. “(Rabbimiz) Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız.” (Fatiha, 1/5) Gerçek güç ve kuvvet sahibi Allah dır. O’nu bırakıp ta, kendine dahi faydası bulunmayan varlıklara yakarıp onlardan meded dilemek ve istiğasede bulunmak İslam dininde yasaklanmıştır. Peygamberimiz (s.av) Şöyle buyurmuştur: “Dua ibadetin özüdür.” (Tirmizi, De’avat, 1)
Sözlü dua
Bu tür dua Allah’ı dil ve kalp ile anmak, O’na saygı ifade eden cümleleri okumak, dünya ve ahiretle ilgili isteklerde bulunmak, af ve mağfiret dilemek şeklinde olur. Hz. Adem ile Havva validemizin Kur’anda yer alan yakarışları: “Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan, muhakkak ziyana uğrayanlardan oluruz.” (A’raf, 7/23) şeklindedir.
Peygamberimiz (s.a.v) de bir dualarında şöyle yakarmıştır: “Allah’ım! Saygı duymayan kalpten, kabul olmayan duadan, doymayan nefisten ve fayda vermeyen ilimden sana sığınırım.” (Tirmizi, De’avat, 69) Kur’an ve hadis kaynaklarında buna pek çok örnek mevcuttur.
Fiili Dua
Fiili dua; insanın sözlü olarak Allah’tan istediği şeyin zeminini hazırlaması ve Allah’ın koyduğu kanunlara (sünnetullah) uyması demektir. Mesela, çocuk sahibi olmak isteyenin evlenmesi; sağlığını korumak isteyenin gıdasına ve beslenmesine dikkat etmesi; tarla, bağ ve bahçesinden ürün almak isteyenin tarla, bağ ve bahçesine iyi bakması; bir imtihanda başarılı olabilmek için dersine iyi çalışması gibi tedbirleri alması duanın birinci şartıdır. Gerekli hazırlıkları yapmadan işi Allah’a havale etmek sünnetüllaha aykırı olmaktadır.
Rabbimiz A’raf suresinde korkarak ve umarak dua edilmesini istedikten sonra rahmetinin işlerini en güzel şekilde yapanlara yakın olduğunu bildirerek şöyle buyurmaktadır: “...Korkarak ve umarak O’na dua edin. Muhakkak ki Allah’ın rahmeti, işlerini en güzel biçimde yapanlara yakındır.” (A’raf, 7/56) Yine fiili duaya örnek olarak Eyyub (a.s)ın tutulduğu hastalıktan iyileşebilmesi için Yüce Allah: “Ayağını (yere) vur, işte yıkanacak ve içilecek serin (bir su)” buyuruyor. (Sad, 38/42)
Bir kul üzerine düşen vazifeyi yapmadan miskince yatarak Allah’tan istemesi fiili duanın ruhuna aykırıdır.
Dinim için Allah bana kafi
dünyalığım için Allah bana kafi
bütün mühimişlerimiçin Allah bana kafi
bana haksızlık etmek isteyenlere hilm ve kuvvet sahibi olan Allah kafi
bana kötülük düşünenler içinAllah kafi
ölüm anında, merhamet sahibi olanAllah'ım bana kafi
kabir sualinde,esirgeyici olan Allah'ım bana kafi
hesap vaktindekerem sahibi olan Allah'ım bana kafi
mizan başında lütuf sahibi olan Allah'ım bana kafi
sırat üstünde kadir olan Allah'ım bana kafi
kendisinden başka ilah olmayan Allah'ım bana kafi
O, büyük arşın Rabbidir, ben O'na bağlandım.
Allah'ım gizli ve aşikare her halimi bilirsin,
istediğimi de bilirsin,sen dileğimi yerine getir,
gönlümden geçeni de bilirsin,
beni mağfiret eyle!!!
AMİN


Yarabbi şu ahiret azığı az olan adama
Lütfunla cömert davran.
Hakikaten o,
Günahlarından dolayı iflas etmiştir,çaresizdir.
Senin kapına gelmiş,sana sığınmıştır.
Ey kudreti sonsuz Allah'ım!
Onu boş çevirme.
Şu kulunun günahları çoktur.
Kapına sığınmış bir fakirdir.
Hata üzerine hata yaptı
Sense sonsuzca verdin.
İsyankarlara bile verdin.
Ey cömert Allah'ım benim günahım çok büyüktür.
Sen büyük günahları bağışlayansın.
Bilerek yada bilmeyerek günah işlemekten beni koru!
Rabbim sende fazıl, bereket vardır.
Ey Rabbim benim günahlarım,
Kum taneleri kadar çoktur,sayılmaz!
Yarabbi günahlarımı affet!
Beni arınmış kıl!
Bilmiyorum ne olacak şu perişan halim.
Hiç hayırlı amelim yok.
Halbuki kötü işim ne çok.
Sana, beni getirecek ibadetim yok.
Sıkıntılarımdan beni kurtar.
Yarabbi benim hasta bir kalbim var.
Hastalara sen şifa verirsin.
Şu çaresiz hastaya şifa ver.
Hani, Hz.İbrahim'i yakacak olan ateşe dur dedin,
İbrahim'e zarar vermeyen bir soğukluğa dönüş buyurdun;
Benim içinde öyle buyur.
Allah'ım cehennemde beni yakacak olan ateşe dur de!
Sen yetersin her işlere.
Sen dostsun.
Sen çok verensin.
Sen şifa verensin.
Kuluna yetensin.
Bütün problemleri çözensin.
Sen benim Rabbimsin!
Sahibimsin.
Sen bana yetensin.
En güzel vekilsin.
Kalbimde olan şeyleri sen ver Allah'ım!
Çözemediğim hazinelerin kapılarını açıver!
İçimdekini düzelt Yarabbi.
Mahşer gününde Senin hakim,
Cebrail'in ise mübaşir olduğu o günde
Bizi korktuklarımızdan güvende kıl!
Korktuğum şeyden bana haber ver.
Beni en güzel yöne çeviriver.
AMİN..!
Hz.Ebubekir böyle dua ediyorsa bizler ne yapalım?

Kardeşinin gıyabında dua eden hiçbir mü'min yoktur ki melek de: "Bir misli de sana olsun" demesin.
Hadis-i Şerif
Duadan bıkkınlık göstermeyiniz. Çünkü dua ile beraber olan hiç kimse helak olmamıştır.
Hadis-i Şerif
Dua ağızdan değil, yürekten gelmelidir.
Paul Rcher
Dua, bela gelmeden önce yapılır. Bela geldikten sonra razı olmaktan ve sabretmekten başka çare yoktur.
Ebu Muhammed Ceriri
Dua iki şekilde tecelli eder: ya bizi korkutan şeyi ortadan kaldırır. Yahut da onu yenmemiz için bize güç ve cesaret verir.
H. E. Posdic

BİR ÇOCUĞUN DUASI
Deniz kenarına oturmuş, gözlerinide ilerdeki bir noktaya dikmişti. Belki de bir saattir öylece duruyordu.Onun bu hâli, alışveriş için balıkçı sandallarının kıyıya dönmesini bekleyen bir ihtiyarın dikkatini çekti. Yaşlı adam, seke seke onun yanına gidip:
- Merhaba delikanlı!. dedi. Bu gün deniz çok harika değil mi?
Küçük çocuk, başını çevirmeden;
- Ama rüzgârlı, dedi. Topum denize düşünce sürükleyip götürdü.
Adam, çocuğun yanına oturup:
- Eğer biraz genç olsaydım, yüzüp onu alırdım!. dedi. Ama şimdi adım bile atamıyorum.
Küçük çocuk, ona cevap vermedi. Ve kıyıdan uzaklaşan topunu daha iyi görebilmek için, hemen yanındaki tümseğe çıktı. Yaşlı adam, sakin bir ses tonuyla:
- Ümidini hiçbir zaman kaybetme!. dedi. Bence dua etsen çok iyi olur. Çocuk, büyük bir sevinçle:
- Dua etsem topum geri gelir mi? diye sordu. Denize düştüğü yeri bilir mi?
- Allah isterse eğer, ona öğretir!. dedi ihtiyar.
Topun geri gelmese de, duaların sevabı sana yeter. Küçük çocuk, yaşlı adamın sözlerini biraz düşündükten sonra, her okuduğunda dedesinden bahşiş kopardığı duaları ard arda sıraladı. Daha sonra da, topun dönmesi için Allah'tan yardım istedi. Ama üzüntüsü azalmamıştı.
O topa bir sürü para harcamış, bayram parasını bile ona katmıştı. Şimdi artık tek şansı, bazen olduğu gibi, rüzgârın âniden yön değiştirmesiydi. Ama deniz çok büyüktü, topu ise küçücük. Akşam üstü hava biraz daha sertleşti. Ve güneş batmak üzereyken sandallar döndü. Çocuk, eve gitmek istemiyordu. Bu yüzden de ihtiyarla birlikte oyalandı.
Yaşlı adam, hep aynı balıkçıdan alışveriş yapardı.
Sonunda onu bulup:
- Avınız inşAllah iyi geçmiştir!. dedi Eğer varsa, birkaç kilo alabilirim. Sandaldaki adam, bir kova içindeki balıkları gösterip:
- Zaten ancak o kadarcık tutmuştum, dedi. Denizde "av" diye bir şey kalmadı.
- Dua etmeyi denediniz mi? diye atıldı çocuk. Ümidinizi sakın kaybetmeyin!.
Balıkçı için her şey tesadüftü. Bnun için de "rasgele" derlerdi. Ama şimdi bir şey hatırlamıştı. Yıllar yılı unuttuğu bir şeyi. Çocuğun yanaklarını okşarken:
- Dua ha!. diye mırıldandı. O zaman tutar mıyım?
- Tutamasanız bile, duaların sevabı size yeter, dedi çocuk. Bunu yeni öğrendim. Balıkçı, böyle bir sözü ilk defa duyuyordu. Başını ağır ağır sallayarak:
- Ben de yeni öğrendim!. diye gülümsedi. Üstelik de küçük bir öğretmenden.
Çocuk, bu sözlerden çok hoşlanmıştı.Artık topun gitmesine üzülmüyordu. Yanındaki yaşlı adam ona bir göz kırparken, balıkçı tekrar sandala yöneldi ve ağların üzerindeki eski örtüyü açtı. Bir top vardı orada.Henüz ıslak olduğundan, ışıl ışıl parıldayan bir futbol topu. Balıkçı, onu çocuğa uzatıp:
- Öğretmenlerin hakkı hiç ödenmez!. dedi. Bunu biraz önce denizde buldum!.
Küçük çocuk, rüyada olmalıydı. Hiç beklenmedik şeylerin yaşandığı bir rüya. Aceleyle sağa sola bakındı. Ama her şey gerçekti. Balıkçı da, sandal da, ihtiyar da... Topu ise, işte
ellerindeydi. Ona sıkıca sarılıp:
- Bir daha benden izinsiz gezmek yok!. dedi. Ya dua etmeseydim ne olurdun o zaman?
SİZLERDE DUA ETMEYİ DENEDİNİZMİ SIKINTILI ANLARINIZDA?...
BELKİ DUALARINIZ HEMEN GERÇEKLEŞMEYEBİLİR AMA O DUALARIN SEVABI YETER SİZLERE...
DUA EN KIYMETLİ BİR HAZİNE BİZİM İÇİN..
BİTER DİYE KORKMAYIN İSTEDİĞİNİZ KADAR KULLANIN... ÖYLE BİR HAZİNE Kİ SINIRSIZ VE KARŞILIKSIZ VERİLMİŞ HEMDE...


Öyle bir yerdeyim ki Rabbim,
Beni kurtar bu yerden...
Elimi uzatsam tutan yok...
Sen uzat gönlüme ellerini...
Duyur Resulune hasretimi.öyle
Hasretim ki Sizlere Rabbim.
Bir annenin çocuğuna olan hasreti
Kadar büyük hasretim size...
Bilirim ki merhametin de annenin çocuğuna olan
Merhametinden daha büyük ve Yücedir...
Merhametin,rahmetin hürmetine beni yolundan ayırma...
Bilirim ki sen Dilediğin kullarını yoluna iletirsin...
Beni sapıkların yolundan eyleme Ne olur...
Yüreğim kan ağlıyor Rabbim...
Gözümden yaş tükenmiyor Allah ım...
Varsın bu gözyaşlarım kurban olsun yoluna...
Senin için akıttığım göz yaşları hürmetine yolundan döndürme beni...
Sen Rahman ve Rahimsin...
Dualarımı ve tüm dua edenlerin dualarını kabul et...
AMİN...
alıntıdır

Not:Yarabbi bütün hastalara şifalar ver!
Benim evladıma da AMİN