1 Nisanın tarihçesi‏

http://img2.blogcu.com/images/r/u/m/rumeysanurkara/nisan1.jpg
1 Nisanın tarihçesi‏
1 Nisanın tarihçesi;
15. yüzyılın sonlarında, Haçlı ordusu Endülüs
Müslümanlarının son kalesini kuşatır. Uzun süren bir
kuşatma olmasına rağmen, kış aylarının da etkisiyle,
kale korunabilmektedir. Durumun zorluğunu anlayan Haçlı ordusunun komutanı değişik taktikler  düşünmektedir.
En sonunda 31 Mart gecesi Kalenin önüne giderek bir
elinde Kur'an bir elinde İncil
'Şu iki kitap üzerine yemin ederim ki, teslim olursanız
bu akşam size bir şey yapmayacağım'
der. Gerekli görüşmelerden  sonra canlarınınkurtarılması karşılığında Müslümanlar kaleyi teslim ederler. Ertesi sabah, yani
1 Nisan sabahı, Haçlı ordusu komutanı bütün
Müslümanların öldürülmesi için emir verir. Bunun üzerine  Müslümanlar 'Yemin  etmiştiniz, bize söz  vermiştiniz' dediklerinde Haçlı ordusu komutanı 'Benim sözüm size dün akşam içindi, bugün için size bir sözüm yoktur' diye cevap
verir ve bütün Müslümanlar orada Şehit edilir. İşte o gün bugündür 1 Nisan hristiyanlar arasında 'Hile Günü' olarak kutlanmaktadır. Maalesef hıristiyanları taklit etmeyi modernleşme sanan gafil müslümanlar arasında da yaygınlaşmış, yüzlerce, binlerce müslümanın katliam günü
olan 1 Nisan'lar,  bir şaka günü olarak kutlanmaktadır.
ve diğer bir şey ise ın haram kıldığı YALANI insanlar adeta bugün 'a isyan edercesine YALAN söylemekte yarışıyorlar
(Yalanın Şakası olmaz Yalan yalandır)

Saygı ve selamlar...

Yorum (yok) Yorum yaz!

duyuru

 

 

 

 

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

Yavuz Hırsız

 

Çin''de bir üniversitede gerçek bir olay Hikayesi

       Kızın biri yeni aldığı bisikletiyle okula geliyor ve okulun bahçesindeki bisiklet parkına henüz kilit almadığı için öylece bırakıyor...Derslerin bitiminde eve gitmek için bisikletinin yanına gelince bisikletinin yerinde olmadığı görüyor ve çok sinirleniyor..Ertesi sabah okula geldiğinde bisikletini üzerinde bir notla bir gün önce bıraktığı yerde buluyor ..Üzerindeki notta 'Çok özür dilerim ama bisikletine gerçekten ihtiyacım vardı.Aldıktan iki saat sonra geri getirdim ama sanırım çıkışına yetişemedim,çok üzgünüm,anlayışın içinde teşekkürler'
       Kız bu olay üzerine doğruca bir bisikletçiye gidiyor ve beş tane kilit alarak okula dönüyor..Bisikletini iyice kilitleyip beş farklı anahtarla derse giriyor ve olayı arkadaşlarına anlatıyor ..Ders bitiminde beş kilit taktığını anlattığı arkadaşlarıyla beraber bisikletini almaya gittiğinde şok oluyor..Bisikletinin üzerinde on tane kilit ve birde not var..'
Eğer ben acil olduğu zaman kullanamayacaksam sen hiç kullanamayacaksın....

Yorum (yok) Yorum yaz!

osmanlıca sözlük

             

  

    Bilirsiniz okullarda hep lakap takılır öğretmenlere veya şarkı sözleri değiştirilir.Yeni yorumlar yapılır.Şimdi de sanal bir değişiklik yapılmış  çok hoşuma gitti sizlerle paylaşmak istedim.Bilgisayar parçalarına osmanlıca karşılıklar verilmiş.Beraber okuyalım isterseniz!

                                                                görev çubugu: degnek-ül vazife
çift tiklama: tikirt-ül tekerrür
administrator: sahip-ul edevat
flash disk: edevat-ül yumusak
hard disk: edevat-ül civanmert
anti spyware : müdafa-ül hafiye
mouse: zindik faresi
klavye: taht-ul hurufat
power supply: kuvvet macunu
my documents - sanduka- i evrak
internet: allame-i ulul arz
google: kasif-ul ali
google earth: seyr-ül arz, kesif-ul arz
denetim masası: sehpa-i saltanat
cd- rom - pervane-ül hâfiza
ekran: perde-ül temasa
kasa: kaide
enter: duhul
virus: deyyus
antivirüs: akinci
msn : elçi
hacker: deyyus-ül-ekber
hata raporu: malumat-ül kabahat
mail server: divan-ül mektubat
messenger: havadisçi
chat : muhabbet ül zabıy
ctrl alt del : zeamet-i has timar

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

ŞAKA

PEYGAMBERİMİZ (SAV) SAHABELERİNE ŞAKALAR YAPAR, ONLARLA BİRLİKTE   GÜLERDİ
Sahabelerin aktardıkları olaylardan anlaşıldığı gibi, Peygamber Efendimiz hem ailesi hem de sahabeleri ile sık sık şakalaşır, onların yaptıkları esprilere güler ve onlara güzel isimler veya lakaplar takardı. Ancak, her konuda olduğu gibi şakalaşma konusunda da Peygamberimiz (sav) çok ince düşünceli, vicdanlı ve anlayışlı davranırdı.
        Peygamberimiz (sav)'in şakalar konusunda ashabına verdiği tavsiyeler şöyle özetlenebilir:

        - "Ben şaka yaparım ama sadece doğru olanı söylerim"
        - "Bir Müslümanın kardeşini korkutması helal değildir"
        - "Kardeşinle münakaşa etme, alaya alarak onunla şakalaşma."
        - "Başkalarını güldürmek için yalan söyleyene yazıklar olsun."
        - "Kul, şaka da olsa yalan söylemeyi, doğru da olsa münakaşa etmeyi bırakmadıkça iyi bir mümin olamaz."
        - "Şaka da olsa yalan söylemeyin.

                                  İBRAHİM'İN     RABBİ
       Günün birinde Peygamberimiz, Hazreti Aişe validemize: 
"Ben senin bana kırgın olup olmadığını anlarım" buyurdular.
       Hazreti Aişe validemiz de: "Bunu nasıl anlarsın?" diye sordu.
        Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem de nasıl anladığını şöyle ifade buyurdular: "Kırgın olmadığın zaman, Muhammed'in Rabbi hakkı için, kırgın olduğun zaman da, İbrahim'in Rabbi hakkı için, dersin."
       Hazreti Aişe validemiz şöyle dediler:
"Doğru söylüyorsun. Ancak ben senin adını dilimden anmasam da, kalbimden anarım."

            Resulallahın (s.a.v), Zâhir isimli bir sahabesi vardı. Zahir, çölde yaşardı. Ara sıra Allah Resûlüne, çöl çiçek ve meyvelerinden hediyeler getirir, Peygamberimiz de onu çölde lazım olabilecek hediyelerle sevindirirlerdi.
             Efendimizin şakalaştığı sahabelerden biri de Zâhir idi. Onun için Peygamberimiz:
"Zâhir, bizim çölümüz, biz de onun şehriyiz," buyururlardı. Ticaretle uğraşan Zâhir, yine bir gün bir şeyler satmak amacıyla şehre gelmişti. Resûlüllah Efendimiz, o görmeden arkasından gelip,    kollarından  tuttuktan sonra gözlerini kapadılar.Zâhir, telaşlı bir şekilde:
            "Kimsin? Beni bırak," diyerek geri döndü. Peygamberimiz olduğunu görünce de sevindi ve başını, Resûlullah'ın şefkatli sinesine koydu.
            Allah Resûlü şakalarına şu soruyla devam ettiler:
"Bu köleyi kim satın alır?"
            Bu soruya Zâhir:
"Pek alıcı bulamazsınız, benim ne değerim olabilir ki ?" diye cevap verince, Peygamberimiz şöyle buyurdular:
"Sen görünüşte belki öylesin, fakat Allah katında değeri yüksek, pahası ağır bir kölesin."

             Allah Rasulu her hareketi ile bizlere örnek teşkil etmektedir.Allah(cc) yolundan ayırmasın.AMİN.

          

        

            Bu da hayvanlar aleminden maymunun kaplana şakası 

 

Yorum (1) Yorum yaz!