« Önceki ::

O'NA ÖZLEM

                                           

  O'NA ÖZLEM
Peygamberlik nuru Hz. Amine'deydi artık kutlu misafiri taşıma şerefi onundu.
Bu misafiri taşımak için anneler neler feda ederdi
Oniki rebuulevvel pazartesi, cihanın nura gark olduğu gece.
Kisra'nın sarayının sütunları yıkıldı, bin yıllık şirk ateşi söndü.
Abdullah görememişti senin müjdeli gelişini.

 

Mekke sokakları seninle şenlendi, Muhammed Emin'iydin herkesin.
Sen Abdullah'ın yetimi Amine'nin öksüzüydün, sevgiyle okşadın yetimlerin başını.
Ya bizler bir yetimin başını okşadık mı hiç, senin başını okşar gibi, şefkatle?

Ey Allah'ın rasulu;parmaklarının arasından akan suyla,
Kurumuş çölleri suladığın gibi, kalplerimizdeki imanıda sula.

 

Muhammed (sav) , dendiğinde sahabenin kalbi yerinden fırlayacak gibi çarpardı.
Elleriyle tutarlardı kalplerini, bizede öyle bir sevgiyi nasip et yarab!..
Herkese sevgiyle yaklaştın, kin ve nefreti sevgiyle yendin.
Anam babam san feda olsun derdi sahabe, biz neleri feda edebiliriz sana,
Nelerden vazgeçebiliriz senin için, senin uğruna!
Günün moda şarkılarını öğretmeden önce, öğrettik mi adını gözbebeği yavrularımıza?

 

Medine gecelerinin soğuğunda, bir hurmayı paylaşmak,
Açlığımızı dindirmek için, seninle karnımıza taş bağlamak.
Parmağınla ay'ı ikiye böldüğünde orada olmak,tekbir getirerek şahitlik etmek.
Ayağını bastığın kum tanesi olabilmek.
Bedir, Uhud, Hendek'te Hz. Safiyye gibi yanında olmak,
Hz. Hamza gibi döne döne savaşmak,kanlar içinde şahadete koşmak.
Hz. Ali gibi Hayber kapısını sırtlamak, Esedullah ünvanını almak ne mutluluk.

 

Senin ayağına diken batmasından korkan,bu uğurda canını fedaya hazır,
Hubeyb bin Adiyye gibi şahadet etmek.

Musab bin Umeyr gibi , malı mülkü bir kenara atıp,
Yoksul bir genç gibi şehit olmak, ne güzel şey senin ashabın olmak.
Gözlerinin içine baka baka sohbetini dinlemek,
Yusuf güzelliğindeki yüzünü görüp, Davudi sesini işitmek.


Sohbet ederken dayandığın hurma kütüğü, dayanamadı hasretine ardından ağladı.
Kasva seni ebedi yerinde bile yalnız bırakmadı, başında bekledi son nefesine dek.

Ne kadar sevdiler seni ya rasulallah,
Sen seçilmiştin, sen öğülmüştün,
Sen ümmetinin gülü, sen Allah'ın sevgilisiydin...

  oldwomen

Yorum (2) Yorum yaz!

sessiz çığlık

Duygusallığın en doruk noktasındayım bugün,
Sebebini bilmediğim bir hüzün dalgasındayım,
Yavaş yavaş tükendiğimi hissediyorum, yorgunum.
Arkama dönüp baktığımda gördüğüm manzara,
Boşa geçen bir ömür, yıkılmış hayaller,
Sessiz çığlıklar, çaresiz çırpınışlar.
Bakmayın böyle karamsar olduğuma,
Dedim ya; duygusallığın uç noktasındayım

                               Oldwomen

        Bazen hani sebepsiz bir duygusallık basar ya insanı işte öyle bir zamanda karaladığım birkaç satır.

Yorum (yok) Yorum yaz!

sevgi-şiir

 

                   SEVGİ
Bir özlemdir bu sevgi denen duygu,
Sevgiliye canana karşı olan arzu.
Tutku olmaktan ziyade ,
Bir çile, ilacı olmayan bir acıdır bu.

 

 

Ağlarken gülmek gibi,
Yaşarken ölmek gibi,
Sevdiğini zannederken sevgisiz kalmak gibi,
Bir ızdıraptır bu.

 

 

Aşka susamış gönüllerde,
Kurumuş dudaklarda,
Kırılmış kalplerde,
Gizli kalan bir hasrettir bu.
                                                  oldwomen

 

 

 

 

 

 


Yorum (1) Yorum yaz!

FİLİSTİN

                   FİLİSTİN
Yanıyor ,yanıyor içim Filistin'im,
Senin kara bahtına  yanıyor.
Herşeyden habersiz minik yavruların,
Bombaların altında can vermesine yanıyor.
Yanıyor ,yanıyor içim Filistin'im.

 

 

Güzel vatanınızın kafir ayaklar altında ezilmesine,
Gözü yaşlı annelerin, okul çağındaki çocukların,
Yahudi tankları altında can vermesine yanıyor.
Gencecik, yiğit mücahit kardeşlerimin,
Zalim israil askerleri elinde şehit olmasına yanıyor.
Yanıyor , yanıyor içim  Filistin'im.

 

 

B.M adı üstünde birleşmiş kafir israil'le
Bir olmuş içiyorlar kanını filistin'in,
Biz müslümanlar elimiz kolumuz bağlımı oturalım?
Filistin orada can çekişirken,
Yarın günümüzü nasıl geçireceğimizimi düşünelim?
Yanıyor ,yanıyor içim Filistin'im.

 

 

Ne olur koşalım imdadaına Filistin'in,
Kulakları yırtmasın yavruların çığlığı bacımın feryadı,
Mücahidimin şehit kanı yerlerde kalmasın.
Yıkamasın İsrail tanklarının tekerlerini,
Analar ağlamasın  yavrusu gözü önünde öldürülürken.
Yakma artık Filistin'im yanıyor içim.
                                                             oldwomen

 

Yorum (2) Yorum yaz!

yavrum

                YAVRUMA AĞIT
  Sekiz ay hasretle bekledim yolunu,
  Her kıpırdanışında için için sevdim yavrum.
  Kucağıma alıp okşayıp doyurmaktı arzum.
  Sessiz sedasız gittin yavrum.
  İçime kor ateşi attın yavrum.
 
  Giysilerini özenle katladım koydum.
  Hepsi dolabında katlı kaldı yavrum.
  Beşiğini kurup geri topladım.
  Sessiz sedasız gittin yavrum.
  İçime kor ateşi attın yavrum.

 

  Arzum doya doya emzirmekti seni.
  Sütlerin boşu boşuna aktı yavrum.
  Bir damlası sana nasip olmadı.
  Sessiz sedasız gittin yavrum.
  İçime kor ateşi attın yavrum.

 

  Bir kere olsun yüzünü göremedim.
  Yavrum deyip bağrıma basamadım.
  Seni ilahilerle büyütemedim.
  Sessiz sedasız gittin yavrum.
  İçime kor ateşi attın yavrum.

 

  Mevlam seni bizden çok sevmiş.
  Simsiyah saçları, bembeyaz tene dökmüş.
  Kara kaşı, gözü üstüne kondurmuş.
  Sessiz sedasız gittin yavrum.
  İçime kor ateşi attın yavrum.

 

  Şimdi kardeşinle buluştunmu orada,
  Bize de şefaatçi olacakmısınız yavrum.
  Mevlam buluştursun bizi ahirette!
  Buluşmamız kaldı vuslata yavrum.
  Sessiz sedasız gittin yavrum.
  İçime kor ateşi attın yavrum.
                             oldwomen 

Yorum (2) Yorum yaz!

canım

 

                        BİR ANNENİN ANATOMİSİ
             Canım benim güzel yavrum, dört gözle bekliyordum seni.
             Bir aylıkken yaptım tahlilini, ve sonuç pozitif.
             Göklere uçtum sevincimden, hemen teyzeni aradım
             Sevinçle ''hayır olsun'' dilekleriyle.
             İki aylıktın, ramazanda hiç rahat bırakmadın beni
             Mide bulantılarıyla uyandım uykumdan.
             Ama olsun ben razıydım buna, sonunda sen olacaktın.
             Kucağıma alacaktım, bağrıma basacaktım seni.

         

            Üç aylıkkende aynıydı olsun sonunda bitecekti ya!
             Teyzeninde olacaktı onun bulantıları yoktu.
             Telefonda sohbetlerimiz sizdiniz özlemle.
             Dört aylıkken seyrimelerin başladı
             Hissediyordum seni bütün benliğimle,
             Hasretle bekliyordum yolunu.
             Ve beş aylıktın artık ilk tekme attığında,
             O mutluluk çok büyüktü benim için, tarifi imkansız bir duygu!

 

             İçimdeydin, vardın ve bir gün kucağıma alacaktım.
             Altı aylıkken bitti bulantılar, bu seferde mide yanmaları başladı.
             O zaman anladım simsiyah saçlı,güzeller güzeli bir bebeğim olacağını.
             Yedi aylıkken ilk hüsranım oldu, sancılar başladı.
             Korktum seni kaybetmekten, doktora koştum.
             Sağlıklıydın sevindim bir ay istirahat ettim senin için.
             Banu teyzenle ultrasona girdik erkektin, onunkisi kız.
             Sekiz aylık olmuştun artık güvenmeye başlamıştım.

 

             Seni kucağıma alacağımdan emindim, günleri sayıyordum artık.
             Ve acı gün sancıların başlamıştı,33 haftalıktın daha erkendi niye acele ettin.
             Korkuyordum dua ettim sabahlara kadar, hastane koğuşlarında
             Rabbime yalvardım; seni hayırlısıyla bana kavuşturması için,
             Sancılar hafifledi,eve çıktık;sevinçliydim bunuda atlatmıştık beraber.
             İçimde oynuyor tekmeler atıyordun, bu bana güven veriyor
             Sana daha çok bağlanıyordum, sütlerin akıyordu
             Bir an evvel bunları doya doya içmen için yalvarıyordum rabbime.

 

             Ve acı son kontrole gitmem lazımdı,ayaklarım gitmek istemiyordu sanki
             34 haftalıktın iki hafta sonra risksiz doğacaktın.
             Ve gittim ultrasona girdim, senin iyi haberini beklerken
             Yıkıldım dünyam karardı, işte o an benim ruhumda
             Depremler oldu, kimse sağ kalmadı;ölmüştün!
             Gözyaşlarımı tutamadım kendiliğinden akıyordu sanki
              Süprız bir haber beklentisiyle tekrar tekrar girdim ultrasonlara
             Ama yok bitmişti herşey,ameliyata hazırladılar beni gözyaşlarımla içim kan ağlarken.

 

             Bilmeyen hemşireler güldüler, ''korkma sevinçle çıkacaksın''
             Heyhat! Ben hüsranla elim bomboş çıkacaktım.
             Bir yandan dua ediyordum,insanların yaptığı aletler hata yapabilirdi.
             Allah bilirdi herşeyi bir süpriz olabilir seni kucağıma alabilirdim.
             Süpriz olmadı; canımın yanması, maddi ve manevi çöküntü,
             Yanıma kaldı ve ellerim bomboş, hemşireler kapıyı vurup
             ''Bebeğinizi sık sık emzirin'' dediler nerede yaşasaydın göğsümden ayırmazdım  seni.
             Ertesi gün dayınla baban aldılar, adını Ahmet Tarık koyarak gömdüler seni.

 

             Şu an bir parçam orada sanki, demekki rabbim seni benden daha çok sevmiş.
             Ahirette beni karşıla tamam mı oğlum, bana şefaatçi ol abinle beraber.
             Sizi orada kucaklayayım doya doya, seninle beraber olan arkadaşların hep doğdu.
             Anne kucaklarında süt emiyor kana kana, bu bana zor geliyor biliyormusun
             Bir an dayanamayacağım zannediyorum, Allah'ım bu ahiret inancım olmasaydı
             Dayanılırmıydı bu acı, sen bana sabır ve iman ver rabbim.
                                                                                       AMİN!!!
                                                                           oldwomen

Yorum (1) Yorum yaz!